İŞ KİME LAZIM

iş, iş, iş... Hayatımızın düğümlendiği nokta bu adeta. Sahip olduğumuz geleneksel yapının da etkisi ile kız istemek en yaygın evlilik adımlarından biridir. Bu amaçla müstakbel kayınpederinin karşısına çıkan damat adayına ilk sorulan da budur. Ne iş yapıyorsun bakalım?. Bu sorunun yanıtı, çiftler birbirilerini seviyor ya da görücü usulü evleniyor olsalar da evlilik sonrası yaşamlarını nasıl sürdürebileceklerinin açıklamasıdır.

Bir süredir birlikte olduğu kız arkadaşı ile evlenmek isteyen BOSCH firmasında yönetici olarak görev yapan dostuma, kız istemeye gittiğinde, ne iş yaptığını soran kayınpedere arkadaşımın yanıtı BOŞTAYIM efendim olmuştu. Müstakbel damadını beğenen ve dahası bir sempati de besleyen adamcağız, bu duruma çok üzülmüş ve hatta nerede ise ona iş bulmaya bile kalkmıştı. Şakacı dostum olayı biraz uzattığında gelin hanım işin yatacağı kaygısı ile devreye girmişti de olay tatlıya bağlanmıştı.

Okul sonrası bir dönem içinde de yer aldığım TUİK (o zaman ki adıyla DİE), rutin olarak yaptığı gibi iş gücü istatistiklerini açıkladı. Açıklama rutin olmakla birlikte açıklanan veriler ne yazık ki pekte alışılagelmiş şekilde değildi. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik verilerine ulaştı maalesef. Sayı bir yılda yüzde 34 artarak 3.2 milyon gibi çarpıcı bir rakama ulaştı. Ayrıca işsizlik oranı ise yüzde 13.6 yı bulmuş durumda. Bu oran ile işsizlik oranında dünya dördüncülüğüne de oturmuş olduk. Belki de hepsinden daha önemli olan veri ise; işsiz gençlerin oranı yüzde 25. Bunun anlamı her 4 gençten biri işsiz. Genç nüfusumuzun çokluğunu diğer Avrupa ülkelerine önemli bir üstünlük olduğunu ve bu avantajın bize katacağı dinamizmi söyler dururuz. Ama dörtte birinin avare olduğu bu şartlarda dinamizmden ve avantajdan söz etmek çok zor bu günlerde. Son zamanlarda sıkça açıkladığı verileri akabinde düzeltmekle ünlenen TUİK, bu kez ne yazık ki bir düzeltme açıklamadı. Belki son umudumuzda böylece yok oldu. Ekonomistlerin, ekonomik verileri ve özellikle de borsadaki yükselişi anlatırken kullandıkları bir tabir vardır. Bilmem ne bandına ulaşan veriler eğer bu banttaki direnci de aşarsa. Korkarım ki henüz bu oranların önünde oluşmuş bir direnç yok.

Aslında iş arama ve bulmaya yönelik bir direnç her zamandan vardı benim yurdumda. Hemen hemen tüm iş yaşamını insan kaynaklarına ve dolayısı ile de iş görüşmelerine adamış biri olarak Türkiyede gerçekte işsizlik olmadığını düşünenlerdenim. Neden mi? İş görüşmesi için randevu verdiğinizde eğer yağış olur ise adayların önemli bir kısmının görüşmeye gelmediğini görebilirsiniz. Ya da iş başvurusunda bulunmuş kişilere döndüğünüzde söz gelimi yaz aylarına denk geldiyseniz karşılaştığınız ise; ben şimdi tatildeyim, dönünce bakarız şeklinde olabilir. Aynı dönemde Kıraathaneler(kahvehaneler) ise adam almazlar.Üstelik buralarda adını aldığı kıraat yani okuma adına ise hiçbir eylem görmeniz mümkün değildir.Ya da at yarışı, iddia vb oyunlar oynanan yerler da tam kapasite çalışırlar. Bu durumun bildiğimiz terminoloji ile açıklanması gerçekten zordur. Bu tezat işsizlikle anlatılamayacak kadar ilginçtir. İşsiz adamın ne kahveye gidecek ne de oyun oynayacak parayı nereden bulduğunu en azından ben pek bilemiyorum.

Doğrusu yukarıda tanımladığımız manzara bugünkü manzaradan oldukça farklı.Bugün işsizler, maalesef gerçek işsizler. En azından önemli bir kısmı için bunu söyleyebiliriz. Banka kredileri, ödeme güçlüğü içerisinde ki kişiler tarafından ödenememekte. Özellikle de kredi kartları borçlularının çok önemli bir kısmı borçlarını ödeyememe sebebi olarak işten çıkarılmalarını göstermekteler. İşsizlik sigortası ise bu yaraya merhem olmaktan oldukça uzak kalmakta. Üstüne üstlük işsiz istatistiklerine yansımayan ve aslında işi olmasına rağmen ücretini alamadığı için ekonomik zorluk içinde olanların durumu hem kendileri hem de işverenleri açısından çok çarpıcı bir başka üzücü boyut.

Umuyorum ilerleyen dönemde iş aramanın ve hatta bulmanın keyfe keder olduğu, kahvehane işsizlerinin ya da kışlık işsizlerin oluşturduğu verilere yeniden süratle kavuşuruz. Umarım BOŞTAYIM demek yerine BOSCH tayım diyenler, kız istemeye gönül rahatlığı içinde gidebilirler, yine eski günlerde olduğu gibi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İnsan Kaynakları Kime Hizmet Ediyor

Değerli dostlar

Bu kez masaya insan kaynaklarını ve daha doğrusu bu kavramın kime hizmet ettiğini yat…

Devamı

Kobilerin İK Ajandası

> Kurumsallaşma adımları
Kurumsallaşmanın ilk adımı kurumsallaşmanın gerçekten istenmesidir. Hatta…

Devamı

Yarış-ma...

Bir yarışma furyasıdır gidiyor senelerdir. Yanlış anımsamıyorsam Biri Bizi Gözetliyor Evi ile başlay…

Devamı
Eğitimlerim ile ilgili bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.