İŞİMİZ İŞ

Hayatımız çeşitli dönüm noktalarından geçer ve bu noktalarda yaptıklarımız ve beklide daha çok yapmadıklarımız ile şekillenir. Yaptıklarımızdan ötürü duyduğumuz pişmanlıklarımız olabilir ve gerekli dersleri çıkararak yola devam edebiliriz ama eğer yapmadıklarımızdan kaynaklanan pişmanlıklara sahipsek vay halimize.

Gençlerin kritik dönüm noktalarından birisi de üniversiteden mezun olmaktır. Bu bir sondur elbet ama daha çok ta bir başlangıç. Bize başka yeni bir dünya kapılarını açacak sanabiliriz ama durum çoğumuz için bilye şekillenmez ne yazık ki. Öncelikle biz ne eğitimi aldık ve bu eğitim ne kadar bizim tercihimizdir. Bu seçimi yaparken ne kadar bilinçli idik ve bu alana ait ne düzeyde bilgi sahibiydik. Ne yazık ki üniversite kapısındaki birkaç milyon gencimize buna ilişkin bir tanıtım ve benzeri bilinçlendirme faaliyeti söz konusu değildir (Dershanelerin birkaç cılız çalışmasını saymazsak). Hadi bunu da geçtik diyelim, yani kendimize uygun bir alanı bilinçli bir biçimde seçtiğimizi varsayalım. Acaba bu alanın ülkemizde ve çağımızdaki geçerliliği nedir. Bu alanda çalışarak karnımızı doyurmak olasımıdır? Yoksa hayal ürünü bir beklenti içinde miyiz?

İstatistiki verilere baktığımızda ülkemizde çalışanların yaklaşık % 10luk küçük bir diliminin eğitim aldıkları alanda çalıştıkları görülmektedir. Bir başka deyişle her 100 çalışandan 90ı eğitim almadıkları bir alandan yaşamlarını kazanmak zorunda kalmaktadırlar. Bu % 10 gencimizin de bu bölüm ile buluşma maceraları ise hepimizce malum. Neredeyse eğitim alanı ile örtüşen çalışma sahası için tesadüf desek abartmış sayılmayız. Bizi bu noktaya getiren; başarıdan ne anladığımız, sınav, seçme, yerleştirme sistemimizdir(eğer buna sistem demek mümkünse). Yani bu karmaşa ortamından her şeye rağmen sıyrılmış bir genç varsa(ki Allahtan sizler varsınız), bu yeni dönemi işsizler ordusunun bir bireyi olarak karşılamaması gerçekten zordur.

Bu durumda yapılması gereken, ümitsizliğe kapılmak ve mutsuz çoğunluğa katılmak mıdır? Tabi ki değil. Yapmamız gereken daha fazla zaman yitirmeden okul dışında kendimizi geliştirmek, yabancı dil sorunumuz var ise çözmek mümkünse ikincisini de öğrenmeye başlamak. Okulumuzun bize verdiklerinle yetinmeyip ve veremediklerinden yerinmeyip alabildiğimiz tüm silahlarla donanma gayreti içinde olmak. Sonrasında ise o % 90 çoğunluğun içinde yer alan ama onlardan farklı olarak işlerini mesleklerine rağmen seçenler arasında yerimizi almak.Kişisel gelişimimiz ve kariyerimiz için stratejik planlarımızı yapmak bu planlara ilişkin programlarımızı hayata geçirmek.

Girişte de belirttiğimiz gibi yapamadıklarımızdan pişmanlık duymaktansa yaptıklarımızdan, en azından denediklerimizden pişmanlık duyuyor olmak. Yani deneyip yapamamış olmayı, hiç denememiş olmaya yeğlemek.Artık yeni gündemimiz kariyer yapabileceğimiz işimizi bulmak.Bu sayede ise helmemiz gereken son ya da sonun başlangıcı da diyebileceğimiz eğer sevdiğiniz işi yapıyor iseniz hayat boyunca çalışmak zorunda kalmazsınız deyişinin içini doldurmak.O halde ne duruyorsunuz gençler, kim tutar sizi, haydi hemen yola koyulun artık işimiz iş.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İdare Etmek

'İdare etmek'. Bu gün sokağa çıksak ve yüz kişiye sorsak(malum ya yüz kişiye sormadan olmaz), 'idare…

Devamı

Teğetten Geleceğe...

Krizdi falan derken nereden baksanız bu yıl da bitmeye yüz tuttu bile. İleride muhtemelen global kri…

Devamı

Yurdumda Beden Dili

Dünyada iletişim ve iletişimde etki ile ilgili birçok araştırma yapılmış ve yapılmaktadır. Dünyada d…

Devamı
Eğitimlerim ile ilgili bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.