MAFYA ÜÇGENİ...

Türkiyede yetenekli yöneticilerin olduğunu söyleyen Verim Danışmanlık Genel Müdürü A. Erim Hısım, daha fazla kaynakları olsa Türk yöneticilerin mucizeler yaratabileceklerini belirtiyor

İnsan kaynakları, yönetim, yatırım ve eğitim alanlarında danışmanlık hizmeti veren Verim Danışmanlıkın kurucusu ve Genel Müdürü A.Erim Hısım, en büyük kaynağın insan olduğunu belirtiyor. Türkiye'de çok yetenekli yöneticilerin bulunduğunu ve bu kişilerin kıt kaynaklarla çok büyük işler yaptıklarını söyleyen A.Erim Hısım; 'Bence Türk yöneticiler çok başarılı. Eğer daha fazla kaynakları olsa mucizeler yaratabilirler' diyor.

1995 yılında kurulan Verim Danışmanlık, insan kaynakları hizmetini üç ayrı kategoride sunuyor. Birincisi takım elemanı endüstrisi denilen, toplu olarak bir üçüncü adrese eleman yerleştirme. Verim Danışmanlıkın kendi bordrolu elemanları bilgi giriş elemanı, stand elemanı vs. olarak başka bir firmaya yönlendiriliyor. Bu kişiler sürekli bu firmalarda çalışıyor ya da geçici olarak görevlendiriliyor. İnsan kaynakları alanında verilen hizmetlerden ikincisi, her seviyede eleman bulunması. Üçüncü bölüm ise firmalar için stratejik önem taşıyan tepe yöneticisinin bulunması. Genel müdür yardımcısı, grup koordinatörü gibi konumlarda olan bu kişiler için bazen kendilerine adres gösterildiğini söyleyen A. Erim Hısım; 'Bazen bize şu kişiyi istiyorum diyorlar. Firmalar kendi adlarının duyulmasını istemedikleri için biz o kişiyle bağlantıya geçiyoruz. Böyle bir yere geçmek isteyip istemediğini soruyoruz, anlaşırsak o kişiyi yeni işine yerleştiriyoruz' şeklinde konuşuyor.

Günümüzde firmalar yan işlerin gerçek işlerinin önüne geçmesini istemiyor. Bu nedenle, asıl faaliyet konuları yan işler denilen bu işler olan danışmanlık firmalarına başvuruyorlar. Türkiyede şu anda insan kaynakları, yönetim, yatırım ve eğitim konularında danışmanlık yapan kağıt üzerinde üç bine yakın firma olduğu belirtiliyor. Danışmanlık yapmak için bir kartvizit ve bir mobil telefonun yeterli olduğunu düşünenlere karşın, piyasada kaliteli hizmet veren firmalar arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. A.Erim Hısım, danışmanlığın bir 'one man show' değil ekip çalışması olduğunu söylüyor; 'Böyle baktığımızda piyasadaki firmaların sayısı bana göre hızla aşağı iniyor. Belli bir kalitenin üzerinde hizmet veren danışman firma sayısı oldukça az. Ancak kendimizi yalnız da hissetmiyoruz. Çünkü bizim kulvarda işini iyi yapan firmalar da var. Ayrıca rekabete de ihtiyaç var. Bizim rakibimiz olursa, biz de bazı yenilikleri takip edip müşteriye daha iyi hizmet verebiliriz. O anlamda bizi diri tutacak sayıda ve kalitede rakibimiz olduğunu söyleyebiliriz. Bu sektörümüzün bir kazancı'.

Popülaritesini koruyacak
İnsan kaynakları ve yönetim danışmanlığı son beş yılda gelişti ve hızla son yılların en popüler sektörlerinden biri oldu. Gelecekte de hızla gelişmesi ve yeni teknolojileri uygulaması bekleniyor. Özellikle elektronik ticaretin artmasıyla birlikte, danışmanlık hizmeti veren firmalara bu yönde gelen talepler artıyor. A.Erim Hısım, haftada iki üç tane internet ve elektronik ticaret konulu panel yapıldığını, müşterilerin beklentilerinin bu yönde yoğunlaştığını belirtiyor; 'Bilişim konusunda faaliyet gösteren şirketlerin atılım içerisinde olduğunu hissettiren talepler alıyoruz. Dolayısıyla teknolojik işler ön plana çıkıyor ama aslolan insandır. İstediğiniz kadar teknoloji geliştirin, dönüp dolaşıp yine insan faktörüne geliyoruz. Onun sadece demotive olması bile herşeyi allak bullak edebilir. Dolayısıyla insan faktörü her zaman önemini koruyacak'.

Testler destek enstrümanı
Sektörde tartışma yaratan konulardan biri de işe alımlarda uygulanan kişilik testleri. Türkiyede çoğunlukla Amerikan kaynaklı kişilik testleri uygulanıyor ve bu testlerin Türkiyeye adapte edilmeden uygulanmasının bazı sorunlar yarattığı söyleniyor. A.Erim Hısım, bu konunun sektörün kanayan bir yarası olduğunu belirtiyor;
'Şu anda piyasada uygulanan, çeşitli versiyonlarda testler var. Bunların yüzde 99u yabancı kökenli. Yabancı kaynaklı ve Türkiyeye adapte edilmemiş bir kişilik testinin başarısı tartışılması gereken bir şey. Örneğin, testlerde siyahbeyaz sorununu ima eden sorular var. Oysa Amerikanın sorunları başka Türkiyeninki başka. Testler ancak bir destek enstürümanı olabilir. Kişilik testi büyülü bir formül değil, onu ancak destek alabilirsiniz. Biz pek yazı yazmayı da sevmeyen bir milletiz. O kişiyle oturup sohbet etmek daha insani geliyor. Biz firmanın aradığı özellikleri öğrendikten sonra bir CV taraması yapıp yüzyüze görüşüyoruz. Sözlü olarak test yapıyoruz. Karşınızdaki insanın profesyonel yalancı olmadığı sürece sizi kandırma şansı yok. Zaten referans da aldığımız için testleri çok fazla uygulamıyoruz'.

Eğitim programlarının hazırlanması ise sanıldığı gibi 15-20 günlük bir süre değil, meşakkatli bir grup çalışması gerektiriyor. Müşteriden alınan tepkiler, bir sene sonraki eğitim programının hazırlanmasında etkili oluyor. Verim Danışmanlık, her yıl eğitim programını yüzde 60-70 oranında değiştiriyor. Eğitimin konusu ise insan kaynakları, yönetim danışmanlığı, pazarlama, motivasyon, liderlik, kişisel gelişim eğitimleri, içsel motivasyon vs. konularında yoğunlaşıyor.

Mafya üçgeni: Güvenlik, Santral, Sekreter

Verim Danışmanlıkın önem verdiği konulardan biri de eğitim. Genellikle kuruma özel çalışıyorlar ve müşterilerin istediği, ihtiyaç duyduğu konularda eğitim veriyorlar. Bu amaçla, müşteri firma inceleniyor, eksikler tespit edilip kime eğitim verilecekse o kişiler tanınmaya çalışılıyor. Bu tarz ön çalışmalarda, eğitim verilecek gruba önceden bir takım testler uygulanarak, eğitimin hangi alanda yoğunlaşması gerektiği ve kişilerin algılama, eğitim vs. durumları tespit ediliyor. Böylece verilen derslerin teorik çerçevede kalmasının önü geçiliyor.

A.Erim Hısım, amaçlarının eğitim verdikleri kişinin hayatını değiştirmek olduğunu söylüyor; 'Bizim anlayışımıza göre eğitim, kişi eğitimden çıktığı dakika, ertesi gün, iş ve özel hayatında yaşam görüşünde, işe bakış açısında bir değişiklik sağlıyorsa eğitimdir. Ve bu tarz eğitim bizim eğitim programımıza girer. Bunu ölçmenin yöntemi var. Profesyonel bir ortamda, 20 kişilik gruplara test uyguluyoruz. Eğitimden önce yapılan bu testten sonra, onlara yararlı olduğunu düşünürsek o eğitimi veriyoruz.. Örneğin satış eğitimini satışçılara veriyoruz. Onlara Mafya üçgenini nasıl aşacaklarını anlatıyoruz'.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Takım Dedikleri Ne Ola ki?

Tutturmuşuz bir takım gidiyoruz, kimimiz futbol hastası FB, GS, BJK ve diğerleri, kimimiz takım çalı…

Devamı

Değişen Dünya Ve Renkler

Çokça bilinen bir olgudur renklerin dili. Ne demektir bu? Renkler anlatıyor demektir. İlla bir şey d…

Devamı

Kime bağlıyım...

Yönettim, dünya var olduğundan beri varlığını sürdüren (bknz. Adem ve Havva, esasen kim kimi yönetmi…

Devamı
Eğitimlerim ile ilgili bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.